AÇIKLAMA:Aşağıdaki çalışma komünist önder İbrahim Kaypakkaya'nın Kemalist hareketi değerlendirirken yararlandığı A. Şnurov'un Türkiye Proletaryası adlı çalışmasıdır.
İbrahim Kaypakkaya'nın yararlandığı kitap A.Şnurov, Y.
Royaliyev'in Türkiye' de Kapitalistleşme ve Sınıf Kavgaları adlı kitabın Ant
Yayınları 1970 basımıdır.
Sonraki süreçte kitabın Şnurov'a ait bölümü, Türkiye
Proletaryası adı ile Yar Yayınlan tarafından yeniden basılmıştır. Rozaliyev'e
ait bölümde, yine Yar Yayınlan tarafından Türkiye Sanayi Proletaryası adıyla
yayınlanmıştır. Şnurov'un Yar Yayınları tarafından yayınlanan bu
çalışmasını okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.
ÖNSÖZ
Türkiye'de 1919-1922 yılları arasında patlak
veren milli burjuva devrimi, Birinci Dünya Savaşı'nda yenilen Türkiye 'yi
olduğu gibi yutmak isteyen İngiliz-Fransız emperyalizmine ve yardakçısı olan
Yunan saldırganlarına karşı yöneltilmişti . Türk milleti buna karşı koydu ve
zaferle sonuçlanan bir milli mücadeleye girişti. Bu mücadelesinde Türk halkı kendi
başına bırakılmış değildi.
Kendisi için de azılı düşman olan İngiliz-Fransız
emperyalizmine karşı Sovyetler Birliği Türk milletini destekliyordu .
Devrimin önderi Mustafa Kemal Paşa'dan dolayı
"kemalist" adı verilen bu Türk milli devrimini, Türki ye 'nin milli
burjuvazisi, yani tüccar, toprak ağası ve o sırada Türkiye'de çok az sayıda
bulunan sanayiciler yönetiyordu .
Köylü kitleleri örgütlenmemişti . Köylü yalnız milli
düşmanını seçebiliyor, sınıf düşmanı olan büyük toprak sahiplerine, ağalara,
tefecilere, vurguncu ve tüccarlara karşı savaş açmayı düşünemiyor, bunu
beceremiyordu . Proletarya bu milli hareketin yönetilmesini zaten düşünemezdi
çünkü güçsüzdü, gerektiği gibi örgütlenmemişti, milli hareketin beşiği olan
yerlerde (Türkiye 'nin Asya bölümü olan Anadolu 'da) sayı bakımından azdı.
Proletaryanın öncü partisi ve diğer devrimci işçi örgütlerinin rolü bu savaşta
yok denecek kadar önemsizdi.
Bunun
sonucu olarak, milli devrimden yalnız Türk burjuvazisi faydalandı.
Burjuvazi ele geçirdiği iktidarı, işçi ve köylülerin sırtından gelir sağlamak
için kullanıyor, işçilerin sırtından sağladığı karlarla kendi milli sanayisini
kuruyor, emperyalistlerle birleşip devrim eylemine karşı koyuyor.
Bu noktada Türk burjuvazisi ile yabancı burjuvazinin
çıkarları birleşiyor. Türk burjuvazisi emekçi sınıfının en azılı düşmanıdır,
emekçiyi sömürüyor ve işçiyle köylü eylemlerini korkunç bir zulümle bastırmaya
çalışıyor. Bunun için Türk proletaryasının önünde, öncelikle çözülmesi gereken
en önemli sorun, kendi durumlarını düzeltebilmeleri için burjuvaziye karşı
amansız bir mücadele açıp, gerek emperyalistler gerekse "öz Türk"
burjuvazisi tarafından sömürülmelerine son vermek için, emekçi kitlelerini
örgütlemektir.
Türk burjuvazisi, kendi sermayesi bakımından fakir
olduğundan, yine de emperyalistlerin yardımına muhtaçtır ve emperyalistlere
bağımlılığı devam etmektedir. Sovyet işçisi, kardeş Türk proletaryasının
emperyalistlere karşı giriştiği özgürlük ve egemenlik savaşında tarafsız
kalamaz .
Geniş işçi kitlelerimiz Türk proletaryasının ne olduğunu
bilmez, yaşam koşullarını tanımaz . Örgütü ve savaşları hakkında bilgi sahibi
değildir. Bu küçük kitabımızın amacı, SSCB işçilerine Türk proletaryasını
tanıtmaktır.
Moskova, 1929
A.ŞNUROV--TÜRKİYE'NİN ULUSAL EKONOMİSİ VE POLİTİK
DÜZENİ
29 Ekim 1927 tarihinde, Türkiye'de bir genel nüfus
sayımı yapıldı. Sayım sonucu, Türkiye nüfusu 13.5 milyon olarak tespit edildi.
Bunun 3 milyonu, yani beşte biri şehirlerde, arta kalan beşte dördü ise
köylerde oturmaktadır.
En kalabalık bölgeler, sahillere yakın olanlardır, İç
Anadolu bölgesi ile diğer bölgelerin nüfusu azdır. Kalabalık sayılan bölgelerde
1 km kareye ortalama 18-87 kişi isabet ettiği halde, az nüfuslu bölgelerde bu
oran 2-25 kişiye düşüyor.
Türk şehirleri nasıl kurulmuştur?
Türkiye'de tüccar, esnaf, memur ve köylünün bir arada
yaşadıkları oldukça ufak nahiye ve kasabalar
vardır. Büyük ticaret ve sanayi merkezi sayılan şehirler ise
pek azdır. 5 - 10.000 nüfuslu 79 kasaba var. 10.000 -20.000 nüfuslu 39 kasaba,
20 -30.000 nüfuslu 14 kasaba, 30 - 40.000 nüfuslu 7 ve 40.000'den fazla nüfusu
olan yalnız 8 şehir vardır.
En
büyük şehirler:
Konya (47.286),
Bursa (61.451),
Adana(72.652),
Ankara (74.704),
İstanbul'un Üsküdar ilçesi (124.555),
İzmir (153.845)
ve İstanbul (796.147)'dur.
Konya ve Adana tarım ticareti merkezleridir, diğer şehirler
(Ankara hariç) liman şehirleridir.
Türkiye nüfusunun meslek sayımı yapıldığı halde sonuçları
henüz yayınlanmamıştır.
DevamıLinkte-TIKLA
https://partizanarsiv12.net/wp-content/uploads/2018/02/Partizan41.pdf
