Gerçek olan şu ki, sınıflar ortaya çıktığından beri, yöneten
ve yönetilen sınıflar arası çelişkiler de nesnel bir olgu olarak varlığını
sürdürüyor ve bu çelişkiler uzlaşmaz çelişkilerdir. Emperyalizm ve proleter
devrimler çağında, bu çelişkileri yok saymak, emperyalist kapitalist sistemin
kendiliğinden “demokratlaşacağı” hayaline kapılmak, II. Enternasyonal
döneklerinin ayak izlerine basarak geleceksizliğe yürümekten başka bir şey
değildir.
Bu çizgi, devrim yerine, reformları koyan ve özünde mevcut
kurulu düzenin varlığını kabul eden bir çizgidir. Diğer bir ifadeyle burjuva
düzeni yıkma yerine, kısmen onun aşırılıklarını törpüleme çizgisidir.
Bu çizgi, esas olarak sistem içi düşünüş tarzını öğütleyen,
geniş emekçi yığınları siyasal iktidar bilinciyle eğitip-örgütleme yerine,
onların bütün enerjilerini sistem içi mücadele araçlarına yöneltme çizgisidir.
Bu, sınıf savaşımında başta işçi sınıfı olmak üzere, tüm emekçilerin dikkatini
ana mücadele biçimlerine değil, tali mücadele biçimlerine yöneltme
sahtekarlığıdır.
Oysa tarihi tecrübelerle bilinir ki, reformlar uğruna
mücadele, siyasal iktidar mücadelesi perspektifiyle ele alındığı oranda, devrim
mücadelesine hizmet ederek tarihsel bir anlam kazanır. Tersi tüm pratikler
legalizmin-reformizmin bataklığına gömülür.
Her şeyden önce bugün, MLM’nin temel devrimci ilkelerinin
çok yönlü ve kapsamlı saldırılar altında olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu
saldırıları boşa çıkarmak ancak devrimci ilkelere sımsıkı sarılmakla mümkün
olabilir. Bu ilkelere sarılmadan devrimci militan bir çizgi yaratılamaz. Bu
ilkelere sarılmadan kitle çalışmasında yoğunlaşılamaz. İllegal mücadelenin,
devrimci zorun gerekliliği ve zorunluluğu kavranamaz.
Keza, bu ilkelere sarıldıkça, şu tarihi tecrübelerden
öğrenmeyi de bir görev olarak algılarız. Emperyalizm ve proleter devrimler
çağında, enternasyonal proletarya her türlü anti-MLM anlayışa karşı tavizsiz
bir mücadele yürütmüştür. Bu sınıf kavgasında küçük-büyük yaratılan tüm
zaferler, kazanılan başarılar, bu ilkeli duruşun ve kararlı yürüyüşün eseridir.
Bu tarihi tecrübeler, güncel bağlamda da bizi, sınıf savaşımının her alanında,
legal ile illegal mücadele arasındaki diyalektik bağı kurmada, karşı devrimci
zora karşı, devrimci zoru örgütleme vb. tüm mevzilerde devrimci militan bir
çizgide ısrar etmeye çağırıyor. Bu çağrılara kulak vererek, gerekeni yapmak,
devrimci çalışmada adımlarımızı daha da hızlandırmanın bir güvencesidir.
https://ozgurgelecek55.net/pusula-temel-devrimci-ilkelerimize-simsiki-sarilmaliyiz
